Farklı mecralardan basın-yayın sektörü profesyonelleri ile etkili iletişim kurmak…
Doğru bilinen yanlışları düzeltmek…
Canlı yayında hitabet tekniğini geliştirmek…
Şirket kültürünü, medyayla kurulan iletişimde en etkili şekilde aktarabilmek…
Yazılı, işitsel ve görsel basın… Dünyada ve Türkiye’de konvansiyonel medya kalıp değiştiriyor. Gelişen teknoloji, kuralları yeniden yazıyor. Ana akım medya, eskisi kadar güçlü olmasa da; duruşunu korumayı başaranlar, dijitalle rekabet etmeye çalışıyor. Gündem sürekli değişken… Gündem dinamik… Ekonomiden politikaya, diplomasiden spora, sanattan teknolojiye her saniye haber akışı kesilmiyor. Dijital sayesinde, vatandaş haberciliği de yükselişte… Yani artık sadece takip etmek yetmiyor. Okumayı da, anlamayı da, analiz etmeyi de iyi becerebilmek gerekiyor. Klasik medya araçlarını takip ederken, sanal alemi ustalıkla kullanan genç kuşağın diline de hakim olmak gerekiyor.
Türkiye’nin basın tarihinin 1995’ten bu yana önemli bir evresine, en büyük yayın kuruluşlarında tanıklık eden uzman ekibimiz tarafından kişilere ya da şirketlere özel olarak hazırlanan eğitim setleriyle iletişim araçlarına daha profesyonel gözle bakış sağlanması hedefleniyor. Analizler, raporlamalar, yüz yüze interaktif eğitimler, mülakat modülleri, sesli/görüntülü kayıt ortamları kişiye özel analizlere dönüştürülerek iletiliyor.
İletişim sektörünün tüm mecralarıyla organik bağ kurmak zorunluluğunda olan tüm üst düzey yöneticiler, şirket temsilcileri, şirket liderleri ya da şirket çalışanları… Hatta, çalışanlar için “sosyal medya farkındalığı ve kurumsal hayatın gereklilikleri” eğitimi de grup atölyesi olarak kurgulanıyor.
Yöneticilere yönelik olan Medya İletişimi Eğitimi, ihtiyaçlar doğrultusunda yapılacak olan görüşmeler sonucunda bir tam gün ya da uygulanacak olan video/ses kayıt destekli ortamların da çeşitlendirilmesi halinde iki gün sürebilir. Şirket grupları için sosyal medya farkındalığı eğitimi, yarım günlük bir süreye konumlandırılabilir.
Rakip analizleri yapmak, çıkan haberleri iyi okuyabilmek, sosyal medyadaki yorumları en akılcı şekilde takip edebilmek, kampanyaların tüketiciden önce basına daha etkili anlatılabildiğinden emin olmak…
Diğer yandan da tüm bunları ölçülebilir, anlamlandırılabilir ve analiz edilebilir verilere dönüştürmek bir şirketin, kurumun, kuruluşun başarısı için kilit önemdedir…
Sosyal sorumluluk projeleri de dahil olmak üzere, yapılan her türlü icraatın bir izi, bir dönüşü, bir yansıması, bir yankısı olacaktır. Zaten herhangi bir interaktif tepkimeye neden olmayan girişim, amacına ulaşmamış demektir. Amacına ulaşmayan iletişim faaliyetlerinin ise sürdürülmesinde hiçbir fayda yoktur. İşte tüm bu verilerin ölçülüp, buna uygun içerikler geliştirilerek basın organlarının ilgisinin canlı tutulması hedeflenmelidir.
Ancak bu yolla, stratejiler daha sağlıklı bir rotaya kavuşup, ikna edici ya da ilgi çekici hale getirebilir. Basında yer alma şansı bulamayan içeriklerin kamuoyuna aktarılması için alternatif kanalların devreye hızla sokulması ve yeni ataklarla ilginin canlı tutulması gerekir. Tüm verimlilik analizleri sayesinde hem kurum/ kuruluş/şirketin ilgili birimlerinin yeniliklere yönelmesi kolaylaştırılır; hem de daha başarılı olmanın kapıları açılır.
Özellikle de üst düzey yöneticilerle yapılacak olan eğitimlerde, diksiyon, artikülasyon bozuklukları, kıyafet, imaj, duruş, mimik, jest, makyaj, saç modeli gibi unsurlar üzerinde yoğun olarak duruyoruz. Diğer yandan sesi doğru kullanabilmenin ipuçlarını vererek, ekran başında canlı yayını, röportajı takip eden kişileri etkileyebilmenin yollarını aktarıyoruz. Medya temsilci ile karşılaşıldığı andan itibaren yapılması gerekenleri adım adım anlatıp ve kurumun, kuruluşun, şirketin imajını zedelemeye yönelik tüm olumsuzluklar ya da iletişim kazalarının nasıl önlenebileceğini de örnekleriyle anlatıyoruz.. Ayrıca diksiyon konusuna özel bir parantez açıp yöre şivesi, hatalı telaffuz, nefes sorunları ya da benzeri detayları yöneticiyle yapılacak kayıtlar üzerinden değerlendirip; ardından da çözüm önerilerimizi iletiyoruz.
Tüm yapılan kayıtlar, karşılıklı gizlilik anlaşmaları çerçevesinde ilgili kurum, kuruluş, şirket ya da kişiye, farklı bir mecrada yayınlanmamak üzere teslim ediliyor.